Yazı Detayı
04 Kasım 2017 - Cumartesi 08:46 Bu yazı 449 kez okundu
 
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

TUBİTAK proje eğitimlerinin piri Prof. Dr. Mustafa Böyükata “hocam Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde proje eğitiminde Eğitmen olarak görev almak ister misiniz?” diye teklifte bulununca hiç düşünmeden “evet” dedim. Çünkü yıllardır çok isteyip de gidemediğim ve çok merak ettiğim şehirlerden biri idi Bilecik.

Şehre ilk adımınızı attığınız anda büyüleniyorsunuz. Düşünün Bizans eserlerinden Selçuklu eserlerine, Osmanlı eserlerinden günümüze kadar buram buram tarih kokan bir şehir. Dağlık alanlar ile yeşillikler bir birlerine hemhal olmuşlardı. Gözlerinizi alamayacağınız bir renk tufanı benliğinizi kaplıyor hemencecik. Öğlen ısındığınıza aldanmamak gerekir, akşamları hava birden soğuyor ve üşümeye başlıyorsunuz.

İlk uğrak yerimiz Şeyh Edebali Türbesi. 24 saat Kur’an-ı Kerim okunduğu söyleniyordu ki gittiğimizde biz de Kuran okuyan bir grup gördük.

Şeyh Edebali’nin sözleri öyle anlamlı ve etkili idi ki Ertuğrul Gazi’nin ve Oğlu Osman’ın neden bu kadar önem verdiği ve tecrübelerinden istifade ettiği anlaşılıyordu. Kırşehirli bir veli zat olan Şeyh Edebali iyi bir eğitim almış, tefsir, hadis ve İslam hukuku alanında mükemmel bir bilgi birikimine sahip olmuş ve bilgilerini paylaşmak için Bilecik’te de bir dergâh yaptırmış. Bu dergâhta Osman Gazi’yi çok defa misafir etmiştir. Aralarındaki rüya dilden dile dolaşıyor ve benim de ilgimi çok çekti. Sizlerle paylaşmak istedim:

Osman Gazi, misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebali'nin koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti. Osman Bey rüyasını Şeyh Edebali'ye anlatır. Edebali rüyayı şöyle yorumlar: "Oğul Osman, Hak Teâlâ sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun." der. Edebali'nin bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun(Rabia Bala Hatun)ile evlenir.

Türbenin girişinde tüm Osmanlı sultanlarının hayat hikâyelerini okuyabiliyorsunuz. Mehter marşı ve o inanılmaz savaşlar ve hikâyeler sizi öyle coşturuyor ki kendimizden geçiyoruz.

İçimin içime sığmadığı an geliyordu. Coğrafya bölümü hocalarından değerli arkadaşım Yrd. Doç. Dr. Taner Kılıç hocamız bizi Söğüt’e arabası ile götürüyor. Devamlı izlediğim ve tavsiye ettiğim tek dizi Diriliş&Ertuğrul sahneleri hafızamda canlanarak oraya gidiyoruz.

Geç saatlerde gittiğimizden dolayı saygı nöbeti tutan askerlerimizi göremiyoruz. Ama türbeye adım attığınız anda sizleri bir hüzün kaplıyor. O zaman ki silah arkadaşlarının kabirleri ve Ertuğrul Gazi’nin türbesi hep bir aradalar. Ruhlarına Fatihalar gönderiyoruz.

Arkadaşımız “Kuyulu Mescit’e gidebiliriz” deyince yatsı ezanı okunması ile birlikte yatsı namazımızı orda eda etmemiz bir oluyor. Söğüt Çayı kenarında bulunan mescit, Ertuğrul Gazi'nin aşiretiyle geldiğinde ilk çadır kurduğu yer olarak rivayet edilir. İçinde kuyu bulunan ve "Kuyulu Mescit" olarak da adlandırılan yapı, 1276 tarihinden önce Ertuğrul Gazi tarafından yaptırılmış, II. Abdülhamit tarafından 1902 yılında aynı temeller üzerine inşa edilmiş ve daha sonraları onarım görmüş” bilgilerine orada ulaşıyoruz.

“Bilecik’te, Osmanlı Devleti’nin ilk mescidi olan Kuyulu Mescit’in kaybolan kuyusu tekrar gün yüzüne çıkarılmış. Söğüt ilçesinde, Osmanlı Devleti’ni kuran Kayı aşiretinin Söğüt’e geldiği dönemde yaptığı ilk mescit olan Kuyulu Mescit, Osmanlı devrinde birkaç defa yıkılınca kuyusu da kaybolmuş. Aradan asırlar geçtikten sonra kayıp kuyu ortaya çıkarıldı. Mescidin içinde olan 7 metre derinliğindeki kuyu, çevre düzenlemesi sırasında tesadüfen bulundu. Kuyu, içi temizlendikten ve ağız kısmı onarıldıktan sonra ziyarete açılmış” yazılarına orada ulaşıyoruz.

Aslında Bilecik ve Söğüt’ü iki güne sıkıştırmak olmaz, ama ne yapalım ki akademik görevimiz her şeyin önüne geçiyor. Yemek kültürlerini ve sosyal faaliyetlerini başka bir gezimize bırakıyoruz…

İki gün yoğun bir eğitime başlıyoruz. Karşımızda bir şeyler öğrenmek için çok hevesli ve istekli genç akademik arkadaşlarımız var. Bu konuda Bilecik Şeyh Edebali üniversitesini çok dinamik görüyorum. Eminim çok güzel projeler çıkaracaklar. Bizler anlattıkça soruların ardı arkası da gelmiyor ve çok zevkli bir eğitim gerçekleşiyor. Eğitim sonunda üniversitenin genç ve dinamik rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş hocamız ziyaretimize geliyor ve Eğitmen sertifikalarını alıyoruz.

Böyle bir organizasyonda emeği geçen ve bizleri davet eden başta Etkinlik Başkanı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş’a, Etkinlik Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Miraç Alaf ve  Arş. Gör. Sümeyye Sınır’a ve diğer ekip arkadaşlarına, misafirperverliğinden dolayı Yrd. Doç. Dr. Taner Kılıç’a ve Eğitmen olarak görev yapan Bozok Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Keskin, Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nalan Akgün ve Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Melih Saraoğlu hocalarıma çok teşekkürlerimi sunuyorum.

Köşe yazımı Şeyh Edebali’nin bir sözü ile bitirmek istiyorum: Etkinlik Başkanlığını Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş’ın üstlendiği programda, Etkinlik Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Miraç Alaf ile birlikte Düzenleme Kurulu’nda Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Demir, Arş. Gör. Sümeyye Sınır, Arş. Gör. Yiğit Türe ve Arş. Gör. Alican Ataman yer aldılar. Etkinlik Başkanlığını Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş’ın üstlendiği programda, Etkinlik Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Miraç Alaf ile birlikte Düzenleme Kurulu’nda Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Demir, Arş. Gör. Sümeyye Sınır, Arş. Gör. Yiğit Türe ve Arş. Gör. Alican Ataman yer aldılar. Etkinlik Başkanlığını Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş’ın üstlendiği programda, Etkinlik Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Miraç Alaf ile birlikte Düzenleme Kurulu’nda Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Demir, Arş. Gör. Sümeyye Sınır, Arş. Gör. Yiğit Türe ve Arş. Gör. Alican Ataman yer aldılar.

Haklı olduğun mücadeleden korkma.
Bilesin ki,
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler."

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Benim çocuğum çok zeki ama ders çalışmıyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.10.2018
Bugün
- 17°
Pazartesi
- 17°
Salı
- 18°
Yozgat

Güncelleme: 20.10.2018
İmsak
05:24
Sabah
06:49
Öğle
12:33
İkindi
15:32
Akşam
18:04
Yatsı
19:22
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı