Yazı Detayı
12 Ağustos 2016 - Cuma 17:32 Bu yazı 1137 kez okundu
 
Ben bıktım be Usta!
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Son günlerde yine ülkeme ağlıyorum, yine karabulutlar dolaştı sinsice… Ülkeme ihanet edenleri düşündükçe kahroluyorum…

Geçmişe bakıyorum; nerelerde hatalar ettik de bu gün bütün bunları yaşıyoruz diye soruyorum kendi kendime…

Geleceğimizden çalanlara veryansın ediyorum, körpecik ruhların “darbe” kelimesinden bile ne kadar etkilendiklerini düşündükçe darbecilerin ihanetine karşı kinim içimde büyüdükçe büyüyor. 

Ümitsizliği aşılamaya çalışanları seyrediyorum; TV programlarında her önüne gelene atıp tutanları, hiçbir projesi olmadan ya da problemlerin çözümünü araştırmadan, sadece kendini pazarlamaya çalışanları gördükçe onlar adına üzülüyorum. Silkelenip kendimize gelmemiz için belki de bu günleri görmemiz gerekiyordu diye iç muhasebesi yapıyorum…

Müslüman ülkelere üzülüyorum, her birinin ayrı dertlerinin olduğuna şahit oluyorum. Her birimizin ayrı yönlere savrulmamıza gönlüm elvermiyor, artık beklediğimiz “bahar sabahı” gelsin,tüm dünyada barış olsun, mazlumlar korunsun diye masum masum dualar ediyorum.

Seccademin beni bu kadar özlediğine yeni şahit oluyorum; gözyaşlarım ne kadar kurumuş, akmakta bile zorlandığını yeni anlıyorum… Oysa gözyaşları insanın kalbini yumuşatır, bunu sadece teorik olarak biliyormuşum da haberim yokmuş, yeni yeni anlıyorum…

Bayrağım ile bu kadar hemhal olduğumu hiç hatırlamıyorum, demek ki oda bana küsmüşmüş, onunla barıştığıma seviniyorum. Türkü, Kürdü, Lazı, Alevisi gibi bizi ayırt etmeye çalışan nifak tohumlarına karşı beraberce “Ölürüm Türkiye’m” türküsünü söylemeyi ve beraberce yürümeyi, “Demokrasi Nöbetleri” tutarak birlik ve beraberliğimizin ne kadar önemli olduğunu tüm dünyaya ve kendimize hissettirmenin ne kadar gurur verici olduğunu düşündükçe seviniyorum, umut doluyorum…

İslamiyet’in yaşantı dini olduğunu hep savunuyoruz, ama uygulamada hep eksikliklerimizin olduğunu hatırlıyor, eksikliklerimin neler olduğu hakkında fikir jimnastiği yaparak eksiklilerimi gidermek için çabalamaya ant içiyorum…

Gıybetin; ne kadar büyük günah olduğunu biliyorum, ama yanımda gıybet edenleri neden susturmadığımı düşündükçe içim içimi yiyor, hayıflanıyorum…

Hele yanımda; başkalarına bile bile iftira atanları neden odamdan kovmadığım, aklıma geldikçe kendimi yiyip bitiriyorum…

Sabahtan akşama kadar bomboş oturup ahkâm kesenler aklıma geldikçe çıldırıyorum. Neden diyorum, onları çalıştırmak için bir şeyler yapmadım, ya da yapamadım mı acaba diye iç muhasebesi yapıyorum.

Ülkeme dil uzatanları, ekmeğini yiyip suyunu içmelerine rağmen hala “devlet böyle yapıyor, hükümet şöyle yapıyor” diye demokrasiyi hiçe sayıp, ispatsız, kayıtsız,  belgesiz konuşanları, hırsızlık ile itham edenleri,  neden dinlediğimi ve neden onlar için önlem almadığım hakkında kendimi sorguluyorum.

Ülkemde neden çok az insan, çalışıp üretirken, genelde diğer insanlar sadece konuşarak çalışanların hakkına nasılda kaygısızca tecavüz edebiliyorlar anlamaya çalışıyorum… Aslında anlamaya çalıştığım belki de neden böylelerinin daha fazla itibar gördüğü, ya da ben daha çok itibar görüyorum hislerine kapılmalarına dahi anlam veremiyorum…

Bir arkadaşımın sorusunu hiç unutamıyorum. “Neden bu kadar çok çalışıyorsun, bir nedeni var mı?” Çalışmadığım bir yerden soru sormuştu da cevaplayamamıştım, yutkundum, neden çok çalışmıştım ki acaba, bir nedeni var mı? İçimde bu soruların cevabını bulmak için de çok çalışmıştım. “Sadece ülkem için çalıştım” dedim. Zaten şuana kadar da hiçbir insanın takdir ettiğini görmedim, demek ki bazı hizmetler takdir edilmek için yapılmıyormuş, “Allah Rızası ve Vatan Sevgisi” yetermiş onu şimdi daha iyi idrak ettim…

İnsanların vefasız olmasına, tebrik etmemelerine, takdir duygularının olmamasına zamanla alışıyorsun. Bazen içimden diyorum “Ben bıktım be Usta”. Her şeyi bırakayım, diğer insanlar gibi sadece konuşayım, yapanları eleştireyim, kendime zaman ayırayım, nasılsa değer bilinmeyecek diyorum. Ama işte yapamıyorum işte be usta… Yapamıyorum… Çünkü benim çalışma azmim, Allah rızasından, vatan sevgisinden, yetişme tarzımdan ve sorumluluk bilincimden geliyor Ustam…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Yağışlı
Güncelleme: 29.03.2018
Bugün
- 11°
Cuma
- 14°
Cumartesi
- 19°
Anketler
24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak genel seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz?
Yozgat

Güncelleme: 29.03.2018
İmsak
05:18
Sabah
06:46
Öğle
13:16
İkindi
16:45
Akşam
19:34
Yatsı
20:55
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı