Yazı Detayı
13 Aralık 2016 - Salı 09:25 Bu yazı 1159 kez okundu
 
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Küçüklüğümü dair en güzide anılarım arasında hayal meyal da olsa, özellikle bayram, kandil gibi özel zamanlarda ve Anadolu insanının ‘ ağır misafir’ tabir ettiği kırk yılda bir gelen hatırlı bir konuğumuz olduğunda, hatırladığım bir şey var ki "gül kokulu şerbetlerimden buyurun" derdi anacığım. Sorgun'daki dedemin gözü gibi baktığı o küçük bahçesinde çiçeklerin kraliçesi veya milli çiçeğimiz diyebileceğimiz, koyu kırmızı ve pembe "güller " toplanır ve tadı da kokusu da muhteşem olan şerbetler yapılırdı. Bu güzelim güllerden özellikle pembe renkli olanlarından "gül reçeli" de yapılırdı ki bu ev yapımı kokulu reçel tadını, hala hiç unutamam. Ne zamanki piyasada gül reçelleri yapılmaya başlandı, gazlı içecekler dediğimiz içecekler bayramda seyranda baş ikram(!) oldu, evimizde artık ne gül şerbetleri ne de gül reçelleri yapıldı. Ne yazık ki bu güzel kokulu, sağlıklı geleneksel değerlerimizde azalarak kayboldu.

Gül için çiçeklerin şahıdır demek ve onun birazda mağrur gösterişli güzelliğinden insanlar çağlar boyu etkilenmiş. Ben kendi adıma gül sevmeyen birine rastlamadım. Bilmem sizler böyle birine tesadüf ettiniz mi? En eski zamanlardan beri gül, duruşuyla, kokusuyla ve hatta çok farklı kullanım alanları ile insanları, en katı kalpli olanları bile etkilemiştir.

Osmanlı imparatorluğundan günümüze kadar olan süreç incelendiğinde, Osmanlı padişahların da güle çok önem verdiklerini hatta "memleketimizin her köşesi gülistanlıklar olsun" şeklinde fermanlar çıkardıklarını ve bu amaçla saray-ı hümayundan zaman zaman, bahçıvanlık yapan kişilerin Anadolu’ya gönderildiklerini görüyoruz. Gül suyu ve Gül yağları imali için gül bahçelerini kurdurmuşlar ve bu alanda istihdam edilmesi için bugün ki tanımla ziraatçı diyebileceğimiz insanlar yetiştirtmişlerdi. 17. yüzyıldan itibaren Edirne'ye bağlı olan Kazanlık, yine imparatorluğa bağlı olan, Zagra ve Filibe gibi yerlerde bir devlet politikası olarak bol miktarda gül bahçeleri yapılmış. Rus savaşları ve Balkan yarımadasındaki yeni oluşumlar şekillenirken Bulgaristan kurulması ve Osmanlının başlattığı gül yetiştiriciliği ön plana çıkmış. Yine bu dönemleri müteakipte de kültürümüzde çok önemli yer tutan gül bahçeleri, Sultan II. Abdülhamit'inde teşvikleri ile Bursa ve Diyarbakır gibi illere bu muhteşem bahçeler kurulmuştur. Teşvik amaçlı gül yağı ticaretinde "Dâhili Gümrük Vergisi" alınmaması ve Ziraatçıların diktiği gül bahçelerinden beş sene müddetçe öşür alınmaması gibi kararlar alınması ne kadar güle önem verdiklerinin bir ispatıdır. Şuan Isparta gülü, Şam gülü, Yağ gülü, Gül-ü Muhammedi gibi kokulu ve renkli güller İslamiyet'inde vazgeçilmez kokularındandır. Mevlitlerde "Güldanlık"lara konup öyle serpiliverir misafirlerin ellerine gülsuları. Güllaç tatlısı ve reçelini de doyum olmaz hani.

İbni-Sînâ da gülün önemini anlayanlardan. 11. yüzyılda yaşamış ve yazdığı kitaplarla Doğuda ve Batıdaki tıbbı yüzlerce yıl etkilemiş olan İbni Sina öncelikle gülsuyu ve gülyağının kokusunun etkisini yazar; “Hoş kokusundan dolayı ruha hitap eder ve rahatlatma etkisi vardır, bayılmalarda ve hızlı atan kalplerde çok yararlıdır” der. Gülsuyunun hem ruha hem de akla olan etkisini vur­gularken beynin çalışma ve algılama gücüne faydalı olduğunu da belirtir.

Kokulu gül aynı zamanda ciddi bir ilaç olarak da kullanılmaktadır. Günümüzde, gül kokusunun ferahlattığı ve hafızayı kuvvetlendirdiği, serinletici özelliğinden dolayı ateşlenmelerde başa sürülmesi ise sıcaklığın düşmesini sağladığı, gül macununun mide ve karaciğere iyi geldiği ve gül yağının deri hastalık­larında yararlı olduğu bilinmektedir. Senede iki ay açan gü­l toplanıp işleniyor. Taze güllerin damıtılması ile gülsu­yu veya gülyağı elde edilebilir. Taze güllerin şeker veya balla muamelesiyle üretilen gül macun­ları yapılabilir.

Gülgiller (Rosaceae) familyasının Rosa cinsinden güzel kokulu bitki türlerine verilen ad olarak bilinen gülün anavatanı Anadolu, İran ve Çin olarak bilinmektedir, ama tabi ki başka yerlerde de yetişir. Çok güzel ve kıymetli olması nedeni ile park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi odaları, balkon ve terasları da süsler.

Ben gül kokulu şerbetleri çok özledim, ya siz?

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Benim çocuğum çok zeki ama ders çalışmıyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.10.2018
Bugün
- 17°
Pazartesi
- 17°
Salı
- 18°
Yozgat

Güncelleme: 20.10.2018
İmsak
05:24
Sabah
06:49
Öğle
12:33
İkindi
15:32
Akşam
18:04
Yatsı
19:22
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı