Yazı Detayı
28 Aralık 2016 - Çarşamba 15:51 Bu yazı 936 kez okundu
 
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Uzun zamandır bir proje kapsamında gittiğimiz ve 21 gün kaldığımız Avusturya’nın başkenti ve en büyük şehri olan Viyana’dan bahsetmek istemiştim. Ülkemin ve kendi yoğunluğumdan dolayı bu güne nasipmiş ki bu satırları yazıyorum artık. Sokakları, binaları kısacası her şeyi ile tarih kokuyordu Viyana...  Birçok imparatorluğa başkentlik etmiş bu güzide şehir Avrupa’nın en güzel ve ilgi çekici şehirlerinden biri idi ki zaten UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak ilan edilmiş.

Tüm yaşanmış imparatorlukların tarih izlerini görebiliyorsunuz, sanki bir tarih zaman tüneline girmiş gibi hissedersiniz kendinizi Viyana’ya has kahvenizi yudumlarken. Burada şunu da söylemek zorundayım ki Viyana’nın kahve alışkanlığı Osmanlılara dayanıyormuş. Osmanlıların Viyana’dan dönerken kaldıkları yerlerde bıraktıkları kahve ile tanışmışlar, o gün bu gündür de kahvelere kendilerine özgü tatlar katmışlar.

Klasik müziğe orada doyuyorsunuz. Önceleri çok anlam verememiştim, sokaklarda hatta her adımınız da müzik ile haşir neşir olabiliyorsunuz. Dünyanın müzik başkenti olmasının nedeni ise Mozart, Mahler, Haydn, Beethoven ve Strauss gibi ünlü müzisyenlerin buraya damga vurmuş olması. Vaktiniz varsa ve hoşlanıyorsanız o tarihi binalarda tiyatro ve müzik konserlerini izleyerek büyük bir keyif alabilir ve tarihi bir hatıra olarak belleklerinize nakşedebilirsiniz…

Kent adeta bir ulaşım ağı ile kaplanmış. Aldığınız bir rehber kitapçığı ile Viyana’yı bir baştan bir başa kaybolmadan dolaşabilirsiniz. Ufak kaybolmalar hariç tabiî ki. Metro, tramvay, otobüs hepsi mevcut…

Tarih şehri olan Viyana’da kiliseler, saraylar ve sanat binaları görülmeye değer ve size tarih seyrinize de ışık tutacak niteliktedir.  Hele de Hofburg sarayı nasıl bir ihtişam ile zengin ailelerinin yaşadığına bir kanıttır. Schönbrunn sarayı, Viyana kraliyet sarayı, Belvedere sarayını da unutmayın sakın. Joseph meydanında ki kütüphaneye ise hayran kalmamak mümkün değil. Müzelerin sayısı ise oldukça fazla, hepsini anlatmak burada mümkün değil ama Albertina müzesi, Sanat Tarihi Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi gibi yerler muhakkak ziyaret edilmeli diye düşünüyorum. Aziz Stephan Katedralinin mimari yapısı ise sizi büyülüyor. Hayvanat bahçesini gezdiğinizde de müthiş bir keyif alıyorsunuz.

Hayatımda en keyif aldığım şeylerden biridir nehir kenarında yürümek, bunu Tuna nehri kıyısında rahatlıkla yapabilirsiniz.  İsterseniz teknelerle Nehir turu da yapabiliyorsunuz.

Osmanlılar bu ihtişamlı şehri fetih etmek için iki sefer düzenlemişler ve başarılı olamamışlar. Kanuni’nin hayalini süslemiş bu şehir. Ömrü de vefa etmemiş zaten.  O yüzden Habsburg Hanedanlığı “Bütün Dünya’nın hanedanlığı Avusturya’ya aittir” sözünün Latince baş harflerini armalara yazmışlar kahramanlıklarını heykeller ile tasvir etmişler. Yapılan tarihi heykeller ile Osmanlılara ve yeniçeri askerlerine karşı hoş olmayan tasvirler içermesi çok zoruma gittiğini burada ifade etmek isterim.

Viyana’daki nüfusun yüzde on civarı Türklerin olduğu söyleniyor. Bu yüzde onun içinde de yüzde doksanı Yozgatlılardan oluşuyormuş.  Sokaklarda Türkçe bilen muhakkak çıkıyor ya da Türk lokantası arayacaksanız bulmanız çok da zor değil. Hele bir hemşerime rastlayıp ekmek arası döner yemenin keyfini hiç unutamıyorum. Küçük camileri mescitlerine rastlayınca giriyorsunuz ve güler yüz ile karşılaşıyorsunuz, bu da sizin orada yabancı olmadığınızı hissettiriyor. Hatta cumaları tam bir panayır haline dönüyor. Lahmacunlar falan yapıyorlar misafirlerine ikram etmek için.

Viyana yaşanabilir bir şehir. 21 gün boyunca çok güzel anılarım oldu. Cadde sokaklarında dikkatinizi hemen çeken çok güzel giyimli şık beyleri ve alımlı hanımefendileri görebiliyorsunuz. Lokantaları ihtişamlı marketleri insanlar ile dopdolu.  Ben bu şehri heykelleri dışında Kanuni gibi sevdim…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 19.08.2018
Bugün
14° - 28°
Pazartesi
14° - 27°
Salı
14° - 28°
Yozgat

Güncelleme: 18.08.2018
İmsak
04:13
Sabah
05:48
Öğle
12:52
İkindi
16:37
Akşam
19:43
Yatsı
21:10
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı