Yazı Detayı
19 Ocak 2017 - Perşembe 08:46 Bu yazı 934 kez okundu
 
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Daha dün gibi,

2015 Ekim ayında Sorgun’dan seni alıp Diyarbakır’a geliyorduk. O gece Sorgun’da tüm arkadaşların ile vedalaştığını öğrenmiştim. Doğrusu için için kızıyordum, “herkese söylemene ne gerek vardı?” diye. Hatta vedalaşmayı hiç sevmeyen ben, sessizce ayrılmayı istemiştim. Fakat annemin biraz da ısrarı ile tüm akrabalar Sorgun otogarına gelmişler, bizler ile vedalaşmak için hazırdılar. Annem, sanki kardeşlerine, kızına ne kadar da farklı bakıyordu; “Hakkınızı helal edin” diyerek vedalaşıyordu tüm içtenliği ile. Ben hiçbir anlam veremiyordum ki. Cahilliğim işte…

Uçaktaki sözlerin ise ne kadar da beni güldürmüştü. “Oğlum beni pencere kenarına oturtma, sonra düşerim bak”. Hala aklıma geldikçe gülüyorum.

İşte artık evimizde idik, torunlarına sarılışın işte gerçek sevgi bu dedirtircesine idi.  Yanımızda yaklaşık üç ay boyunca hiç hastalanmadın be anam. Sadece biten ilaçlarını alıyordum. O yoğun tempom dahi öğle yemekleri için eve gelmeme ve seninle vakit geçirmeme engel olamıyordu. Öğlenleri adeta eve koşarak geliyordum. Demek ki kendime bile zaman ayıramayan ben, sevdiği kişiye isterse her zaman zaman ayırabiliyormuş. Bahçede beraber oturup inşallah baharda açacak güllerimizi merak edip, devamlı renklerini bana soruyordun. Bende diyordum ki; “inşallah anneciğim baharda kendi gözlerin ile görürsün.” Keşke her çiçeğin rengini ve kokusunu sana anlatsa idim anacığım…

Son gün, ah hiç unutamadığım gün, Yatsı namazını ne güzel beraber kılmıştık yattığın salonda. O dua edişin, namazına karşı sadakatini ölene kadar unutmayacağım inşaallah.

Sabah namazında sesini ve tıkırtını duymuştuk ve içimden demiştim; “sabah namazının ibadeti bir başkadır, bizlere de dua eder”  diye seni hiç rahatsız etmek istememiştim.

Her zaman ki gibi o sabah kahvaltımı yapmış, seninle vedalaşmak için odana giriyordum annem. Kapıyı tıkırdatmıştım ama sen ses vermemiştin. Hatta “anacığım bu saate kadar yatılır mı’’ diyecektim ki senin secde vaziyetin de yarım oturuş, yarım yatışın çok dikkatimi çekmişti. Bir şeyler anlamıştım, bu son veda idi sanki hissediyordum.  Koşarak sana dokundum, o sımsıcacık vücudun biraz soğumuş mu idi ne sanki…

Anlamıştım bu fani dünyadan göçtüğünü ve seni her an bekleyen babamın yanına gittiğini ama kabullenemiyordum işte.

Ambulans ile acilen hastaneye götürmüştüm, Tıp Fakültesinde tüm arkadaşları seferber etmiştim senin için. Bir umut, bir mucize diye acilin önünde bekliyordum…

Beklediğim cevap ne yazık ki gelmedi anacığım. Her fani gibi sende ölümü tatmıştın. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun…

Fakat sanki ölüm anını bizlere anlatmıştın anacığım. Yıllar öncesinde ameliyattan çıkmıştın da narkozun etkisi ile bizlere şu cümleleri sarf ettiğini günler sonra hatırladım; “Öldüğümde torunum Kübra beni yıkasın, şüheda başucumda ağlasın, Kürşat’da beni mezarıma koysun”. Bu sözlerini unutmuştum tabii ki, o an için bir anlamda verememiştim.  Sonradan duyduğuma göre kızım Kübra morgda seni yıkıyordu, Şüheda ise Diyarbakır’dan Sorgun’a gidene kadar başucunda ağlıyordu. Kürşat ise son dakika birisinin uyarısı ile mezarda yanına inip seni toprağa beraberce emanet ediyorduk. Bu nasıl bir önsezi idi be anacığım. Senin bizleri bu kadar çok sevdiğini ve bizim de seni ne kadar çok sevdiğimizi sen gittikten sonra daha yeni yeni anlıyoruz…

Seni hiç unutamıyorum ve unutmayacağım anacığım. Artık Sorgun bir başka olmuş, ne ben Sorgun’u eskisi gibi özlüyorum, ne de o beni eskisi gibi kabulleniyor. Mahallemize bile gidemiyorum. Mezarına gidip bir fatiha okumak, babam ile senin yan yana olduğunuzu bilmek ve selam vermek benim için dünyalara bedeldir, sırf bu yüzden Sorgun’dan kopmayacağım anacığım.

Ne mutlu şu fani dünyada hoş bir seda bizde bırakabilsek senin gibi be anacığım (Bu yazı annemin ölümünün ilk yıldönümü için yazılmıştır).

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Benim çocuğum çok zeki ama ders çalışmıyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 20.10.2018
Bugün
10° - 21°
Pazar
10° - 16°
Pazartesi
- 18°
Yozgat

Güncelleme: 19.10.2018
İmsak
05:23
Sabah
06:48
Öğle
12:33
İkindi
15:33
Akşam
18:05
Yatsı
19:23
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
15
0
1
3
4
8
3
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
4
Kasımpaşa
15
0
3
0
5
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Kayserispor
9
0
3
3
2
8
13
Sivasspor
9
0
3
3
2
8
14
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
15
Fenerbahçe
8
0
4
2
2
8
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Akhisar Bld. Spor
5
0
5
2
1
8
18
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı