Yazı Detayı
28 Ocak 2017 - Cumartesi 21:57 Bu yazı 1016 kez okundu
 
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Geçenlerde kütüphanemi düzeltirken, Ömer Seyfettin’in kitapları gözüme ilişti. Ne kadar da özlemişim o buram buram Anadolu kokan hikâyeleri. Eski günlerim aklıma geldi, heyecanlanmıştım. 36 yaşında vefat etmiş, o kısacık ömre yüzlerce hikayeyi nasıl sıkıştırmıştı hala hafızam almıyor. 

“Başını Vermeyen Şehit ve Pembe İncilli Kaftan” ilkokulda ilk okuduğum ve hiç unutmadığım favori hikâye kitaplarındandı, hala da okuduğum tüm romanlarında ve hikâyelerinde bende bıraktığı etkileri hissediyorum, hatta bazen yaşıyorum.

Ancak benim burada bahsetmek istediğim yüzlerce eser bırakan o büyük önde giden Türk Edebiyatı yazarının ölüm hikâyesi idi. Hepimizin bir ölüm hikâyesi olacak elbette. Allah ölümünde hayırlısını hepimize nasip etsin.

Ömer Seyfettin çok genç yaşında şeker hastalığına yakalanmış, ama ne yazık ki o zamanlar şeker hastalığını bilen bile yok. Doktorlara gidiyor fakat  ne yazık ki çare yok... Bırakın Osmanlı İmparatorluğunu tüm dünyada bu asrın hastalığı teşhis edilmemiş…

Yanlış tedaviler ile gün geçtikçe erimişti vücudu, eklem ağrıları için romatizma tedavileri uyguluyorlar ve şeker hastasına bolca “mandalin, portakal ve üzüm hoşafı” içmesini tavsiye ediyorlardı. Bu tedaviler ile yavaş yavaş ölüme sürükleniyordu, eskiden yaşayan ve bu hastalığı bilmeyen binlerce insan gibi…

İyice yatağa düşmüştü, milyonları kendine bağlayan o koca büyük yazar. O kadar kötü olmuştu ki hastaneye bir arkadaşı götürmüş, yatağında sessizce ve tek başına gözlerini bu hayata yumuyordu. Ne yazık ki onu kimseler tanımıyordu,  zaten biz millet olarak değerlerimizin kıymetini yaşarken bilmeyiz, sonradan anlarız.

Aslında içimi acıtan olay daha bitmemişti. O büyük üstadı kimse tanımadığı ve kimsesiz olduğunu düşündükleri için Tıp Fakültesi öğrencilerinin gözlerinin önünde vücudu kadavra olarak kullanılıyor, karnı yarılıyor, testere ile başı kesilmeye çalışılıyordu. Bu haldeki resmi çekilmiş, basında fotoğrafı yayınlanınca tanıyanlar üstadın cesedini kurtarmaya koşmuşlardı. Daha sonra cenaze namazını öfkeli bir şekilde tüm tanıdıklar kılmışlar ve Mahmud Baba haziresinde toprağa verilmişti.

Durun daha bitmedi o eşsiz yazarın hikâyesi, Mahmud Baba haziresinin üzerinden yol geçeceği ve araba garajı yapılacağı gerekçesi ile kemikleri toplanıyor, 1939 yılında da Zincirlikuyu Mezarlığına defnediliyordu.

Bu satırları yazarken bile o kadar zorlanıyorum ki, neden ülke olarak değerlerimize sonradan sahip çıkıyoruz. Düşünün koskoca hastanede Ömer Seyfettin’i tanıyan yok. Cesedini ne hale getiriyorlar, sonradan da kabrini değiştirip duruyoruz. Ölüsüne bile saygı duymuyoruz. Oysa değerlerimizin bizle yaşaması gerekiyor.

Bize bir haller olmuş, ölüye de diriye de saygımız kalmamış. Yaşarken insanlara değer vermeyi öğrendiğimiz zaman, işte o zaman galiba yanlış giden şeylerden de kurtulacağız.

Bu son menfur saldırılarda o körpecik polislerimizi ve gencecik evlatlarımızı şehit görünce aklıma Ömer Seyfettin’in yukarıda bahsettiğim ölüm hikâyesi geldi. Ya da şu sıralar devam eden “Halep katliamları”, dünyanın her köşesinde suçsuzca öldürülen insanlar, kan gözyaşı, silah.

Artık haberleri izleyemiyorum, tabi ki her canlı gibi bizde ölümü tadacağız. Ama Allah bize hayırlı bir ölüm versin,  kalanlarda tüm insanların önemli olduğunu, hele de masum insanların korunması ve kollanması gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sahi kendi ölümümüz nasıl olacak? Bilen varmı?…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Benim çocuğum çok zeki ama ders çalışmıyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 21.10.2018
Bugün
- 17°
Pazartesi
- 17°
Salı
- 18°
Yozgat

Güncelleme: 20.10.2018
İmsak
05:24
Sabah
06:49
Öğle
12:33
İkindi
15:32
Akşam
18:04
Yatsı
19:22
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı