301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
10 Mayıs 2019 - Cuma 11:23 Bu yazı 209 kez okundu
 
Nostaljik giyimli arkadaşımız
Hamdi Temel
www.hamditemel.com
 
 

Dört kafadar öğrenci Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birinde Tıp fakültesinde okuyorlardı. Dersleri de iyi sayılır ve çok ta iyi arkadaştılar. Son sınıfa gelmişler ve gelecekleri ile ilgili çok güzel hayaller kuruyorlardı.

Birisi baba mesleğini seçmiş, babası gibi çok iyi bir doktor olacağı hayalinde idi.

Diğeri bürokrat oğlu olmasına rağmen, insanlığa hizmet için doktorluğa merak sarmıştı.

Diğer uzun saçlı ise hatırı sayılır biz iş adamının oğlu idi. Hem ticarete kafası yatıyordu, hem de okumayı çok sevdiği için doktorluk mesleğini yapmak istiyordu.

Nostaljik giyinen arkadaşları ise en girişken ve en çalışkanları idi. Etrafını hep güldürürdü. Giyime çok dikkat etmediğini söylerdi ama her zaman temiz, uyumlu ve nostaljik giyiniyordu.

Nostaljik giyinen ve her zaman programlarına uymasa da genelde hep beraber gezerler, ders çalışırlar, sosyal ve kültürel aktivitelere katılırlardı. Son sınıfa kadar hep böyle geçmişti. Bazen nostaljik giyinen arkadaşının gözleri kanlı olduğunu görürlerdi;

“Çok çalışıyorsun oğlum, otlar yerde kalmadı” gibi türden kelimeler ile şakalaşırlardı.

Başka da akıllarına bir şey gelmezdi, çünkü sınıfın en çalışkan ve gözde öğrencisi idi.

Son sınıfın son ramazanı gelip çatmıştı, nostaljik giyinen arkadaşın olmadığı bir zamanda beraberce iftar programı yapmak için programlar düzenlemişler ve ilk sürprizi de nostaljik giyinen arkadaşın evine gitmeye ve orada oruçlarını açmaya karar vermişlerdi. Daha sonra da sırası ile birbirlerine geleceklerdi.

Ramazanın ilk günü iftar saatine yaklaştıklarında bir yerde toplanıp o arkadaşlarının evine doğru gidiyorlardı.

Arkadaşı kim bilir ne kadar çok sevinecekti. Büyük bir sürpriz yapacaklardı ona, “eminim o da şaşıracaktı” diye içlerinden düşünmeye ve gülüşmeye başladılar.

Nefis yemekler de onları bekliyordu tabi ki. Çünkü ramazanın ilk günü idi. Kendi evlerinde neler vardı neler, yarısının tadına bile bakamazlardı çoğu zaman iftar yemeklerinde.

İşin ilginci ise arkadaşlarını hiç evlerine bırakmamışlardı. Ama iyi ki adresini okuldan bulmuşlardı.

Navigasyon sayesinde lüks arabaları ile çok eski bir binanın önüne kadar geldiler, galiba diyorlardı; “nostaljik giyinen arkadaşları nostaljik bir evde yaşıyordu”.

Sokaktaki ilk çocuğa sordular çünkü ezan okunmak üzere idi. “Ufaklık bakar mısın? Bizim bir arkadaşımız olacaktı, tıpta okuyan Garip tanıyor musun?”

Afacan çocuk “ tabi ki tanıyorum, abim o” diye bilgiç bilgiç cevap vermişti.

Üstü yırtık ve tozlu olan çocuğa bir baktılar bir anlam veremiyorlardı, nasıl olur da arkadaşlarının kardeşi olabilirdi. Ama arkasından yürüdüler mecburen.   

Galiba bugün gerçekten sürprizler olacaktı.

Bodrum katına inince daha da şaşırıyorlardı, 6 yıl birlikte okudukları arkadaşları ne sürpriz hazırlıyordu onlara. Önceden tahmin etti de şakamı hazırlıyordu?

Sonunda kapı açıldı ve nur yüzlü bir anne kapıda karşılıyordu; “ buyrun evladım kime baktınız?”, “şey anne biz arkadaşımıza nostaljik giyimli Garip arkadaşımıza bakmıştık ama yanlış mı geldik acaba?

Birden arkadaşları diğer küçük odadan çıkıvermişti. Hepimiz şaşırmış bir birimize bakıyorduk. O sessizliği önce annesi sonra da ezan bozuyordu.

Anne “evlatlarım buyrun soframıza” insanlar rızkı ile gelirlermiş sesi ile içeri davetsiz olarak geldiğimiz eve girdik. En büyükleri bizim arkadaşımız ve 4 tane daha küçük çocuk ve anneleri ve bizler.

 Eski halının üzerindeki sofranın etrafına çömeldik. İlk defa yer sorasında yemek yiyecektik. İşin ilginci elimizde boş gelmiştik…

Sofra da sadece nefis kokan bir tas tarhana çorbası, bayat ekmek, bir de su.

Su ile orucumuzu açtık ve tarhana çorbasını kaşığımız ile içmeye başladık ki hayatımızda yediğimiz en güzel çorba idi. Sadece çorba ile de doyuluyormuş meğerse…

Hepimiz çorbamızı yudumlarken hayallerimize dalmıştık, kendimizden utanıyor, vurdumduymazlığımıza hayıflanıyor, ilgisizliğimize üzülüyor, en samimi arkadaşımızın halini dahi bilmiyorduk. Giydiği elbiselerden bile anlamıyor, nostaljik takıldığını sanıyorduk.

Bizler hayal dünyasında yaşıyorduk. Ülkemizin geleceği için neler yapacağımızı tartışıyor ve projelerimizi bir bir anlatıyor idik. Ama, işte en yakın arkadaşımızın derdini bile bilmiyorduk.

Okula gözleri kanlı geldiği zaman sabaha kadar ders değil de başka işlerde çalıştığını bile çözememiştik.

İyi ki ramazan vardı, iyi ki oruç vardı, bizleri uyandırmıştı. Bu tecrübe ile de galiba çevremizi tanıyarak yeni bir hayata başlayacak idik… 

O zor şartlarda nasıl ders çalıştığını ve sınıf birincisi olduğunu ise hala anlamıyorduk…

 
Etiketler: Nostaljik, giyimli, arkadaşımız,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Pestisit kalıntıları sağlığımızı çok kötü bozuyor
İyiler her zaman kazanır
Ne olur ağlama anam!
Ne olur ağlama anam!
Biraz geri kafalı mıyım acaba?
Orta çağı hmek isteyen Brüksel’e gelmeli!
Erasmus projeleri parıl parıl parlıyor!
Bırakın dünyayı gençler yönetsin!
Osmanlıdan son kopan toprak idi Arnavutluk!
Hadi artık sınava hazırsınız, gülümseyin
Soluduğumuz havada bile artık mikroplastikler var!
Karşımızdakine değer verdiğimiz kadar değer görürüz!
Her İnsanın Beynindeki Kimyasallar Farklıdır!
Görüntü kirliliği gün gittikçe artıyor!
Azaltın, yeniden kullanın ve geri dönüştürün
Yirmi beş kuruş sen ne büyük bir şeymişsin ya!
Pamukkale Travertenleri; Kaplıca suları ile çökelmiş karbonat minerallerinin izdivacı gibi idi!
Ölümlü bu dünya be kardeşim!
Bu kadar politize olmaya gerek var mı?
Çini sanatı; sanki estetik pistinde renklerin ateşle dansı gibi idi!
Benim çocuğum çok zeki ama ders çalışmıyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Geri dönüşüm bile okyanusların kirlenmesini önleyemiyor!
Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!
Beni hissedebilecek misin anneciğim!
Dedim ya işte onlar “düşler ülkesinde” imiş
Filistin’de Ramazan’ın İlk Günü: Sessiz Çığlık!
Yarın ahirette beni affedebilecek misin be çocuk?
Ülkeme Hizmet için “Var mısın”?
Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!
“Adabı Muaşeret” düsturları bizle beraber yok olup gidiyor!
İnsanlığımız imtihandan geçiyor!
Ya telefonumu evde unutursam!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Tüm Canlılar Bir gün Plastik Atık Yutacaktır!
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Dikkat çekiciliğin tılsımıdır sarı renk!
Felakete hep beraber sürükleniyoruz haberiniz olsun!
Haydi Kaplıcalara
Ayla filmini izlerken hayal dünyama takılanlar!
Iğdır ve üniversitesi misafirperverlikleri ile bizleri mest etti!
Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?
Okyanusları Ve Denizlerimizi Tehdit Eden: Mikro Plastikler
Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)
Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt
İlk göz ağrım!
Gelecekte musluklarımızdan akan plastik katkılı suları içmeye hazır mıyız?
Suyun Buharlaşmasının Önemi*
Bir kurban bayramı daha mesajlaşma ile geçti!
Yemek Masalarımıza Kadar Gelen Mikroplastikler
Yoksa topraktan değil miyiz ki?
Yön gösteren kişi: “lider”
Her yaş özeldir!
Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetmeyelim!
Sahi bize ne oluyor?
Yeşil çay içimini yaygınlaştırmak lazım!
Suyun İnsan Hayatındaki Yeri*
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Sahip Çıkalım
Konya’yı çok özlemişim!
B12 vitamini eksikliğini önemsemeliyiz!
Bir başka su mucizesi suyun alışkanlık değeri
Artık icraat zamanı!
Kanser kader değildir!
Vefa semtinin adını da mı değiştirsek?
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Bizler atalarımızdan böyle gördük gardaş!
Yaşarken İnsanlarımıza Değer Vermeyi öğrenmeliyiz!
Seni hiç unutamıyorum anacığım!
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Kanuni’nin de hayalini süsleyen şehir: Viyana!
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Gül Kokulu Şerbetleri Çok Özledim
Biz ülke olarak kahramanca yaşıyoruz!
Ah be Kaymakamım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Bilmeden hayvan katili olmayalım!
Hani Temizlik İmandandı?!
Neden çevremizi kirletiyoruz!
"Elveda DÜBTAM" diyorum, ne olur kızma olur mu!
Yazmayı seviyorum galiba!
Doğal Temizliğin Sırları - 1 (Limon Ve Sirke)
Ben bıktım be Usta!
Ah Penceremin Tozu…
Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ
Baba darbe mi o ne ki?
Haydi, tarafgirlik damarımız ile yüzleşelim!
Mutluluğumuzu yeniden kazanmak!
Bu haftaki köşe yazım;
Osmanlı’da Ramazan
Sevgisiz olmaz
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Yozgat
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 17.11.2019
Bugün
- 16°
Pazartesi
- 16°
Salı
- 15°
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Yozgat

Güncelleme: 16.11.2019
İmsak
05:51
Sabah
07:18
Öğle
12:30
İkindi
15:09
Akşam
17:33
Yatsı
18:54
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort istanbul escort porno